Kiraz Ağacı

Kitap: Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe

Yazar: Paola Perettı

9.Baskı 2019

Türkçe Çeviri: Esma Fethiye Güçlü

“Babamın internete bağlanabilen akıllı telefonunda Stargart’ın,  yüzyıl önce yaşamış Alman bir göz doktoru olduğu yazıyor. Gözlerimim içinde olanları keşfeden kişi oymuş. Gözlerinde sis olan insanların her şeyin ve herkesin üzerinde siyah lekeler gördüğünü, bu siyah lekelerin zamanla daha da büyüyerek irileştiğini ve insanların iyi görebilmek için eşyalara gitgide daha fazla yaklaştıklarını da keşfetmiş. Bu hastalığa ortalama on bin kişide bir rastlanıyormuş.

Annem bu insanların Tanrı’nın seçtiği özel insanlar olduğunu düşünüyor ama ben düşününce kendimi pek de şanslı hissetmiyorum.”

Kendi yaşam hikâyesinden yola çıkarak yazdığı “Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe” yazarın  ilk romanıdır. 9 yaşında bir kız çocuğu olan Mafalda’nın hastalığı hızla ilerlemektedir ve görme yetisini tamamen kaybetmek üzeredir.

Doktor Olga ona hastalığı ile ilgili tüm gerçekleri anlatmıştır. “En iyi ihtimalle, altı ay.”

"Bazı haberler insanın yanında sarılabileceği bir kedi varken verilmeli."

Mafalda’ya alınabilecek en iyi armağan kitaptır. Kitaptan daha iyisi ise süper bir büyüteç.

Babası Mafalda’ya bir büyüteç alır. Küçük kız büyüteci yanından hiç ayırmaz.

Okul bahçesindeki kiraz ağacını görme mesafesinin, gitgide azalmasına rağmen Mafalda, inanarak hayal kurmaktan asla vazgeçmez. Kiraz ağacında, en yukarıdaki dala tırmanmıştır ve oradan bütün ülkeyi hatta bütün dünyayı görebilmektedir.

Kollarını açıp uçmaya başlar. Ay’a ve Kutup Yıldızı’na kadar uçar. Artık diğer  yıldızları da çok net görmektedir.

Okuldaki temizlik görevlisi Estella ve okul arkadaşı Filippo en yakın dostlarıdır. Bir de okul bahçesindeki kiraz ağacı...

Tamamen karanlıkta kalmadan önce Mafalda’nın Listesiismini verdiği bir deftere günlük yazmaya başlar.

Yapmayı çok sevdiği şeyler listesi hazırlar.

Geceleri gökyüzündeki bütün yıldızları saymak,

Bir denizaltını kullanmak,

Erkeklerle futbol oynamak,

Kaldırımda dengesini kaybetmeden yürümek.

Kiraz ağacında yaşamak...

Elbette sadece hayal kurmuyordu Mafalda.

Doktor Olga’nın tavsiyesi ile “altı nokta alfabesi” çalışmaya başladı. 

Küçük Prens’i  bu alfabeyle okudu. Bitirdiğinde “Güzeldi.” dedi. Güzeldi...

Aile olmak kadar güzeldi. Dostluk kadar güzeldi. Her şeye rağmen, yaşamak  kadar güzeldi.

Hüzünleneceğiniz  ancak mutlulukla okuyacağınız etkileyici bir hikaye. Küçük bir kızın cesareti, yaşama sevinci, gerçekle gerçekten yüzleşerek süreci akıllıca ve keyifle yönetme becerisine tanık olmak, bence her yaş grubundan okuyucunun hakkı olmalı.

“Ama önce  durup kiraz ağacını selamlıyorum. Babamla birlikte her gün geçtiğimiz sokaktan bakınca onu uzaktan (ama sadece biraz uzaktan) görebiliyorum. Aslında karşımda gördüğüm şey renkli bir leke ama ben onun ağaç olduğunu, yani hayallerimdeki gibi iyi yürekli bir devin saçları olduğunu biliyorum.”